Tekne ve yat sektörü Şubat’ta İstanbul’da buluşmaya hazırlanıyor.

Tekne ve yat sektörü Şubat’ta İstanbul’da buluşmaya hazırlanıyor.

Tekne ve yat sektörü Şubat’ta İstanbul’da buluşmaya hazırlanıyor.

Türk denizcilik sektörü, 2025’i ihracat rekorlarıyla kapatmasına karşın, 2026 yılı için öngörülen yaklaşık %10’luk daralma beklentisi ve hızla artan maliyetler nedeniyle yeni sezona temkinli giriyor.

Yat ve Tekne Endüstrisi Derneği (YATED) organizasyonu ve ED Fuarcılık desteğiyle gerçekleştirilecek fuar, 21–28 Şubat tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını açacak.
Toplam 6 holde ve 27 bin metrekarelik alanda düzenlenecek etkinlikte 500’ün üzerinde marka, 500’den fazla tekne ve 200’ü aşkın katılımcı yer alacak.

Kara ve deniz entegre ediliyor

Bu yıl fuarın en dikkat çekici yeniliği, kara ve deniz sergilemesini birleştiren hibrit yapı olacak. Kara alanlarına sığmayan ve karadan taşınması riskli olan 30 metre üzerindeki tekneler, eş zamanlı olarak Ataköy Marina’da sergilenecek.
Ziyaretçiler, fuar alanındaki gezilerinin ardından büyük tekneleri deniz üzerinde de inceleme imkânı bulacak. Ayrıca bu yıl ilk kez bir helikopter ile karada ve denizde kullanılabilen amfibik özellikli bir tekne de fuarda yer alacak.

İhracat güçlü, 2026 için temkinli tablo

YATED Başkanı Murat Bekiroğlu, sektörün 2025 yılında “Gemi ve Yat Hizmetleri İhracatı” kaleminde 2 milyar doların üzerinde gelir elde ettiğini açıkladı.
Bekiroğlu, Türkiye’nin yeni inşa kadar bakım-onarım ve yenileme (refit) alanında da önemli bir merkez haline geldiğini, refit faaliyetlerinin yaklaşık 2 milyar dolarlık ek hacim yarattığını ifade etti.

Ancak küresel ekonomik görünüm ve pazarlardaki daralma nedeniyle 2026 yılı için sektör genelinde yaklaşık %10’luk bir küçülme beklendiği, firmaların planlamalarını bu öngörüye göre yaptığı belirtildi.

Orta gelirli alıcı pazardan çekiliyor

Sektör temsilcilerinin paylaştığı verilere göre, geçmiş yıllarda tekne sahibi olabilen orta gelir grubunun artan maliyetler ve vergiler nedeniyle pazardan çekildiği görülüyor.
Yılda 70–80 tekne satabilen firmaların satış adetleri bugün 30’lu seviyelere kadar gerilemiş durumda.

Özellikle 50 bin – 150 bin euro aralığındaki teknelerde finansmana erişimin zorlaşması ve leasing imkânlarının daralması satışları olumsuz etkiliyor. Vergilerle birlikte 100 bin euroluk bir teknenin maliyetinin 130 bin euroya ulaşması ve marina giderlerinin eklenmesi, yerli tüketicinin satın alma kararını ertelemesine neden oluyor.

Marina bağlama ücretleri sektörün ana gündemi

Son yıllarda marina bağlama ücretlerindeki artış, sektörün en kritik sorunlarından biri haline geldi.
5–6 yıl önce metre başına 50–60 euro seviyesinde olan bağlama bedellerinin bugün 450 euro düzeyine çıktığı ifade ediliyor.

İstanbul’daki marinalarda kapasite sıkıntısının da etkisiyle, yaklaşık 12 metre uzunluğundaki bir yelkenli teknenin yıllık bağlama ücretinin 650 bin TL’den başlayarak 1,8 milyon TL’ye kadar yükseldiği belirtiliyor.
Fiyatlar nedeniyle bazı tekne sahiplerinin rotasını Yunanistan’a çevirebileceği tartışılsa da, Türk marinalarının altyapı, güvenlik ve hizmet kalitesi açısından daha üst seviyede olduğu vurgulanıyor.

Marina yatırımları 100 milyon doların üzerine çıkıyor

Yetkililer, marina fiyatlarının arkasında yüksek yatırım maliyetlerinin bulunduğuna dikkat çekiyor.
Orta ölçekli bir marina yatırımının 100 milyon doların üzerinde bütçe gerektirdiği, yalnızca mendirek inşaatında metre maliyetinin 20 bin doları aştığı ifade ediliyor.
Dip tarama çalışmaları, oşinografi raporları ve ÇED süreçleri de maliyetleri önemli ölçüde artıran unsurlar arasında yer alıyor.

Yerli üreticiye özel destek alanı

YATED, iç pazardaki daralmaya karşı yerli üreticileri desteklemek amacıyla fuarda 5 bin metrekarelik özel bir alanı sübvanse ederek tahsis etti.
Yaklaşık 40–45 yerli firmanın yer alacağı bu bölümde, firmaların özellikle yabancı alıcılarla doğrudan temas kurması hedefleniyor.

Dernek ayrıca, yüksek enflasyon ortamına rağmen fuar katılım bedellerinde yalnızca %12 artış uyguladı ve peşin ödemelerde ek %10 indirim sağlayarak katılımcılara geçen yılki fiyatlara yakın koşullarda yer alma imkânı sundu.

Avrupa’daki boşluk İstanbul için fırsata dönüşüyor

Küresel ölçekte fuarcılık faaliyetlerinde yaşanan gerileme, İstanbul için yeni bir fırsat yaratmış durumda.
Dünyanın en büyük kapalı tekne fuarlarından biri olan Düsseldorf Boat Show’da bu yıl ziyaretçi sayısının %38 azaldığı, Türk ziyaretçi sayısındaki düşüşün ise %20’ye yaklaştığı ifade ediliyor.

Artan maliyetler ve lojistik zorluklar nedeniyle birçok Avrupalı firmanın Almanya’daki fuara katılım sağlayamadığı bir dönemde, İstanbul’daki organizasyonun Avrupa pazarında oluşan boşluğu doldurması bekleniyor.

Bu kapsamda uluslararası temaslar da hız kazandı. European Boating Industry (EBI) Genel Kurulu’nun 8–9 Haziran tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek olması, Türk yatçılık sektörünün Avrupa’daki görünürlüğünü artıracak önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.