IMO’dan Deniz Plastiklerine Karşı Yeni 2026 Stratejisi: Hedef 2030’da Gemilerden Denize Sıfır Plastik Atık

IMO’dan Deniz Plastiklerine Karşı Yeni 2026 Stratejisi: Hedef 2030’da Gemilerden Denize Sıfır Plastik Atık

IMO’dan Deniz Plastiklerine Karşı Yeni 2026 Stratejisi: Hedef 2030’da Gemilerden Denize Sıfır Plastik Atık

Uluslararası Denizcilik Örgütü, gemilerden kaynaklanan plastik atıklarla mücadelede yeni yol haritasını belirledi. IMO Deniz Çevresini Koruma Komitesi tarafından kabul edilen 2026 Deniz Plastik Atıkları Stratejisi ve Eylem Planı, 2030 yılına kadar gemilerden denize plastik atık deşarjının sıfırlanması hedefini yeniden teyit ediyor. Uluslararası Denizcilik Örgütü

Uluslararası Denizcilik Örgütü, denizlerdeki plastik kirliliğinin azaltılmasına yönelik küresel çalışmalarını yeni bir stratejik çerçeveyle güçlendirdi.

IMO Deniz Çevresini Koruma Komitesi’nin 84. oturumunda MEPC.417(84) sayılı “2026 Strategy and the Action Plan to Address Marine Plastic Litter from Ships” kabul edildi. Yeni strateji ve eylem planı, IMO’nun 2021 tarihli stratejisi ile 2025 eylem planını tek ve bütünleşik bir yapı altında birleştirerek onların yerini aldı. 

Yeni yaklaşımın en dikkat çekici hedefi, 2030 yılına kadar gemilerden denize plastik atık deşarjının sıfırlanması. Bu hedef doğrultusunda yalnızca gemilerde üretilen plastik atıkların azaltılması değil, limanlardaki atık kabul sistemlerinin ve atık işleme altyapılarının etkinliğinin artırılması da öncelikler arasında yer alıyor. 

Stratejinin temel başlıkları arasında;
- deniz taşımacılığının plastik kirliliğine katkısının azaltılması,
- liman atık kabul tesislerinin daha etkin hale getirilmesi,
- gemi kaynaklı atıkların işlenmesinde altyapının geliştirilmesi,
- uluslararası mevzuat ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi,
- gemiadamı eğitimi ve farkındalığının artırılması,
- üye devletlere yönelik teknik iş birliği ve kapasite geliştirme çalışmalarının desteklenmesi
yer alıyor.

IMO’nun çalışmaları yalnızca gemilerde kullanılan plastik ürünlerle sınırlı değil. Balıkçılık faaliyetlerinden kaynaklanan kayıp veya terk edilmiş av araçları ile deniz yoluyla taşınan plastik pelletlerin çevresel risklerinin azaltılmasına yönelik çalışmalar da uluslararası gündemin önemli başlıkları arasında bulunuyor. IMO, plastik pelletlerin yük konteynerleriyle taşınmasına ilişkin daha güçlü ve zorunlu kurallar geliştirilmesi yönündeki çalışmaları da sürdürüyor. 

Yeni strateji; marinalar, yat işletmeleri ve yat sahipleri açısından da önemli mesajlar içeriyor. Tek kullanımlık plastik tüketiminin azaltılması, atıkların kaynağında ayrıştırılması, marina atık kabul altyapısının geliştirilmesi ve mürettebatın çevresel prosedürler konusunda bilinçlendirilmesi, yat turizminin sürdürülebilirlik performansını doğrudan etkileyen uygulamalar arasında yer alıyor.

Türkiye açısından değerlendirildiğinde ise marina ve yat işletmelerinde atık yönetimi sistemlerinin dijitalleşmesi, atık kabul süreçlerinin izlenebilir hale getirilmesi ve plastik kullanımının azaltılması yönündeki çalışmaların uluslararası gelişmelerle paralel ilerlemesi önem taşıyor.

Yat Turizmi Derneği olarak, denizlerin korunmasının sürdürülebilir yat turizminin temel şartlarından biri olduğuna inanıyoruz. IMO’nun 2030 hedefini; yat işletmelerinin, marinaların, mürettebatın ve tüm deniz turizmi paydaşlarının birlikte sorumluluk üstlenmesini gerektiren önemli bir küresel dönüşüm olarak değerlendiriyoruz.

Türkiye’nin yat turizminde uluslararası rekabet gücünü artırırken, temiz denizleri ve kıyı ekosistemlerini koruyan uygulamalarda da öncü bir konuma ulaşmasının sektörümüzün geleceği açısından büyük önem taşıdığına inanıyoruz.